Tanyel YILMAZ

facebook-paylas
Türkiye av sahası olmaktan çıkmamalı
Tarih: 03-04-2019 07:02:00 Güncelleme: 03-04-2019 07:02:00


Son yazımızda dövizdeki hareketliliğe neden olan bir olayı yazdık, bir ülke ve o ülkenin en büyük bankasının 3 milyar dolar civarında zarar ettiği bir operasyonu yazdık… Sonrasında gelen bilgilerle bir güncelleme ihtiyacı doğdu. 3 büyük uluslararası banka da bu operasyona katıldı ve zararları şimdilik 11 milyar Dolar …

Onların zarar etmesi ne anlama geliyor?

Kısa vadede Türkiye’deki piyasalara dönük hamleyi savuşturduk ve ava giden avlandı; peki yaz orta ve uzun vadede ne olacak?

Küresel bankacılık sisteminde, her ülkenin bankası, başka ülkelerdeki bankalardan belirli limitler dahilinde yerli para birimi kullanarak işle yapabiliyor. Sözgelimi bir Türk bankası bir Japon bankasından kendisine tanınan limitler dahilinde o ülke piyasasından istediği para biriminde alım yapabiliyor. Tabi belirli bir süre içinde açık pozisyonunu kapatmak şartıyla…

Yani, bu bankalar, kendi limitleri dahilinde Türkiye’deki bankalar üzerinden Türkiye piyasasından döviz alımı yaptılar. Bu yasak bir işlem değil. Ancak bu hafta yapılan yoğun alımlar kurları uçurdu. Buna karşılık Türkiye’de örtülü bir işlem yaparak bu bankaların açık pozisyonlarını kapatmalarını zorlaştıran bir hamle yaptı; piyasada TL bulmak zorlaştı.  Bu da bankaların TL bulabilmek adına borsada satış yapmalarına neden oldu. Başka tüm kanallarını kullanarak TL bulup açık pozisyonlarını kapatmak için gereken her şeyi yaptılar.

Bunun kısa dönemli etkisi Türkiye para piyasalarına olan güvenin zedelenmesi oldu ve risk primleri 300’lerden 475’lere kadar yükseldi.

Şimdi bunun tersini düşünelim, bir Türk bankası, sözgelimi Kanada piyasasından USD ya da EU alımı yapsa ve vadesi dahilinde Kanada Doları ile yapması gereken ödeme için gereken parayı temin etmekte zorlanırsa ne olur? Kanada piyasası o banka için bundan sonra işlem yapmayacağı bir hale gelir.

Dolayısıyla, sıcak para dediğimiz para hareketliliğinin kısa vadeli hamlelerine karşı alınan kararlı, net ve katı önlem ilk etapta bu hamlenin etkilerini savuştursa da orta ve uzun vadede faizlerin, tahvillerin, endeksin, kısacası para piyasalarındaki dengelerin tamamını olumsuz etkiler.

Piyasayı piyasa yapan şey spekülasyondur. Bir hisse senedinin, tahvilin ya da para birimi ya da emtianın yükseleceği ya da düşeceğine ilişkin hesaplama ve analizlere göre yatırımcılar kısa, orta ve uzun vadede hareket ederler. Amaçları yaptıkları yatırımla kar etmektir. Siz kar etmeyi beklerken zarar ettiğiniz bir piyasada işlem yapar mısınız?

Tabi son yazımızda belirttiğimiz üzere Türkiye para piyasalarına dönük hamlenin arkasında gelişmekte olan bir ülkenin olduğunu ve amacının fonların Türkiye’ye değil kendi ülkesine akması olduğunu yazmıştık…

O zaman yapılması gereken şey bence daha farklıydı, bizim bankalarımız da o ülke piyasalarından para toplayacaktı ve onları kendi hamlesiyle vuracaktı.

Bunun için biraz satranç ya da briç bilgisi yeterlidir. Yapılan hamlenin amacını görmek, birkaç hamle sonrasını nasıl etkileyebileceğinin analizlerini yapmak; yapılacak karşı hamle opsiyonlarının olası etkilerini hesaplamak ve farklı hamlelerden birini seçmek. Biz hemen vezirimizle şah çektik; bu hamle vezirin risk primini arttırdı. Oysa fil ya da at ile karşı tarafa risk yaratarak geri hamle yapmasını sağlayabilirdik. Onlar daha az zarar ederdi, biz de uzun vadedeki etkilerden uzak kalırdık.

Şimdi yapılan hamle kısa vadeli etkileri bakımından başarılı olmakla beraber, uzun vadede zarar verici olma riski doğurmuştur. Sıcak para Türkiye’ye gelip kar edebilme ihtimalini artık iki kere düşünecektir. Bunun neden olacağı sıkışıklığın sonuçlarını öngörerek yeni adımları ona göre atmakta yarar vardır.

Yoksa bereketli ekonomimize kimse gelip kar etmek üzere yatırım yapmaz ve bizim de bereketimiz TL ile sınırlı kalır…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
HABER ARŞİVİ

İstanbul'u kim kazanır?


YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI