Tanyel YILMAZ

facebook-paylas
Kuyruklar bizim gururumuzdur…
Tarih: 18-02-2019 07:59:00 Güncelleme: 18-02-2019 07:59:00


Sayın Cumhurbaşkanının konuşma metinleri, içerikleri nasıl bir ekip tarafından hazırlanıyor bilmiyorum, ama kendisini çok zor duruma sokuyorlar. Neticede kendisi AK Parti Genel Başkanı olmasının yanı sıra ülkemizin de seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak saygı görmeyi hak ediyor.

 

Son olarak domates, biber, patlıcan kuyrukları gündeme gelince her zamanki gibi yaptı ve 1970’li yılların kuyruklarına atıfta bulundu. CHP’nin kuyrukları deyip kestirip attı… CHP’nin, hele ki bu dönemdeki CHP’nin avukatlığını yapmak bize düşmez; ama tarih önünde doğruları, bir şahsen yaşanmışlıkları paylaşmamak olmaz….

 

Yaşı 50 ve üzeri olanlar o yılların kuyruklarını bilirler. Ramazan pidesi kuyruğundan farklı, tüpgaz, benzin, margarin kuyrukları vardı. Evin tek erkek ve en büyük çocuğu olarak benim görevimdi elbette o kuyruklarda beklemek… Az mu kuyruğa girdik…

 

Bugünkü kuyruklar ile 1970’lerdeki kuyruklar arasında çok ciddi farklar vardı.

 

NE KUYRUĞU?

 

Birincisi bugün kendi yetiştirdiğimiz, kendi topraklarımızda, kendi çiftçilerimiz tarafından yetiştirilen ürünleri “daha ucuza” alabilmek adına kuyruğa giriyoruz. Peki daha ucuza mı alıyoruz? Hayır elbette… Bize yapılan satış gerçek fiyat üzerinden değil zararına satış, çiftçiden alınan fiyatın bile altında olduğunu TZOB açıkladı. Yani Tanzim satış değil zararına satış… Peki kamu kurumları zararına satış yaptığında oluşan zarar nereden karşılanır?

 

Elbette kamu maliyesinden, yani bizlerin yol, su, elektrik gibi hizmet olarak geri dönmesini beklediğimiz vergilerimizden ödenecek. Ucuza aldığımızı sandığımız domatesleri aslında çok daha pahalıya alacağız yani…

 

Oysa o dönem almaya çalıştığımız tüpgaz, benzin, margarin, gibi ürünlerin üretimi çok yeniydi. ABD margarin endüstrisinin Menderes döneminde hediyesi olan doymamış yağlar için kuyruğa giriyorduk.

 

NEDEN KUYRUK?

 

1974 yılında başlayan kuyruk sorunu, Kıbrıs’ta İngiliz ajanlarının organize ettiği EOKA adlı terör örgütünün gerçekleştirdiği ve sayısı bugün bile bilinmeyen Türk soydaşlarımızın kıyımını önlemek için adaya yapılan askeri müdahale yüzünden yaşanmıştı. Türk askerinin adadan çekilmesini EMREDEN ABD’ye karşı dik duran Türkiye, ambargoya maruz kalmıştı. O kuyruklarda hiç şikayet duymadım, elbette kimse mutlu değildi ama ABD’ye boyun eğilmesini de istemiyordu.

 

1977’lerde başlayan kuyruklarda ise dönemin iktidarı olan Adalet Partisini destekleyen tüccarların stokları ve piyasa manüplasyonları vardı. Ortada ambargo kalmamıştı ama bu kez de fırsatçılar vardı.

 

Bugün için baktığımızda ise, tarımda ve hayvancılıkta 1970’li yıllarda kendisine yetebilen Türkiye’nin arık kendisine yetemez hale geldiğini görüyoruz. Üretmenin karlı olmadığı, çiftçinin de tüccarın da kar etmekte zorlandığı bir dönemdeyiz. Bugünün kuyrukları, üretemeyen Türkiye’nin kuyruklarıdır. Ortada ambargo filan yoktur. AB ile gümrük Birliği de vardır, o zaman bu kuyruklar nedendir? Benim yorumum ülke ekonomisinin yıllardır kötü yönetilmesindendir. Müteahhitlere sağlanan nitelikli finansman ve arazi kolaylıklarının çiftçilerden esirgenmesindendir. Çiftçileri finanse etmesi gereken Ziraat Bankası bugün batmasınlar diye kaynaklarını müteahhitlere, dev proje finansmanına ayırmıştır.

 

KİM?

 

O dönemki kuyrukların sorumlusu olarak eğer birilerini göreceksek, 1974 yılındaki kuyrukların yaşandığı dönemde Başbakan Bülent Ecevit, koalisyon ortağı da MSP yani Necmettin Erbakan’dır. Her iki siyasetçiyi de bugün rahmetle ve ABD’ye karşı dik duruşlarından ötürü gururla anıyorum. 1977 yılındaki kuyruklarda ise iktidarda Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan ve Alpaslan Türkeş’in ortak olduğu Milliyetçi Cephe koalisyonu vardı.

 

Bugün ise AK Parti iktidardadır, tam tamına 16 yıldan fazla Türkiye’yi tek başına yöneten AK Parti, Milliyetçi Cephe oyları üzerine inşa edilmiştir. 1970’lerde her iki dönemde de iktidar ortağı olan Necmettin Erbakan’ın partisinden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tek başına yönettiği bir iktidar Türkiye’yi yönetmektedir.

 

İki dönemi karşılaştırdığımız zaman ben diyorum ki 1974’yılındaki kuyruklar bizim onurumuz, gururumuz; 1977’lerdeki kuyruklar içimizdeki fırsatçıların neden olduğu kabahatimiz; ama bugün yaşadığımız kuyruklar bilerek ve isteyerek yaptığımız hatalarımızın utancıdır.

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
YUKARI