Tanyel YILMAZ

facebook-paylas
Siyasette bağnazlık çıkmazı
Tarih: 20-02-2019 08:09:00 Güncelleme: 20-02-2019 08:09:00


Bağnazlık kelimesini genellikle dini konularda saplantılı insanlar için kullanırız.

 

Oysa bağnazlık dinden bağımsız olarak herhangi bir konuda farklı görüş, öneri, çözümler kabul etmeyen insanlar için de kullanılabilir pekala…

 

Demokrasilerde halk yönetime nasıl dokunur? Öncelikle seçimler vasıtasıyla kendisi adına yönetimi icra edecek kişileri seçer. Sonrasında gerek kamuoyu baskısı, gerek yasal yollar gerekse de başkanı da denetleyen meclis (belediye meclisi mesela) gibi yollarla denetimini sürdürür.

 

Burada halkın oy verme refleksini nasıl kullandığına bakalım.

 

Oy kullanma hakkına sahip bir vatandaş bu hakkını kullanmak için sandık başına gittiğinde kararını nasıl verir?

 

  • Kararını zaten önceden vermişti, orada mührü basar
  • Kararını vermemiştir ve orada mührü bir şekilde basar

 

Bu süreçte seçmenin kararını etkileyen etmenler şunlardır:

  • Geleneksel oy verme alışkanlıkları: Ailemizin geçmişte ve bugündeki eğilimlerini izleriz.
  • Menfaat grupları: Beklentilerimiz vardır.
  • Başarı kriterleri: Mevcut ya da adayları analiz eder, başarılı olma durumu ya da ihtimaline oy veririz.
  • İdeolojik bakış (Siyasi/dini/etnik): Bunların hiçbiri bizi ilgilendirmez, odunu koysa o partiye oy veririz.
  • Beklentiler: Bazı hizmet beklentileri vardır. Genellikle güçten yana tercih kullanır.
  • Aidiyet: Bir partiye üye olmak.
  • Körleşme: Buna inatlaşma da diyebiliriz. Kendi ideolojimize uysa da uymasa da sadece bir parti kazanamasın diye rakibine oy veririz.

 

Yukarıdaki oy kullanma dürtülerini eminim bilim insanları çok daha farklı geliştirebilirler. Bugün anket firmaları bence insanların oy kullanırken neye baktığını da araştırmalı… Bir parti yıllardır varlığını iktidara karşı duruşunu kendi çatısı altında birleştiren bir kitleye borçluysa bu kendi başarısı mıdır yoksa rakibin başarısızlığı mıdır?

 

Rakibinin başarısızlığı üzerine varlık bina ederseniz sonunuz hüsrandır.

 

Bugün AK Parti’ye oy veren kitle içinde (Aman CHP kazanmasın) diyerek oy kullanan kaç kişi var bilmiyorum. Ama bildiğim, CHP’ye dönük eleştirileri (CHP’ye oy vermeyin de AK Parti mi kazansın?) diyerek kullanan çok insan gördüm. Alenen bunlar sosyal medya platformlarında yazılıp çiziliyor. Ben CHP Genel Başkanı, yöneticisi, milletvekili, üyesi vs olsam utancımdan yerin dibine girerdim.

 

Bugün CHP’nin, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran partinin, Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi ne yazık ki bu kadar acı bir durumdadır. Parti içinde çöreklenen siyaset baronları tarafından halkın gerçeklerinden kopartılan partinin bugün Türkiye’ye yararı yoktur. Tek varlık nedeni, aman AK Parti kazanmasın diyenlerin oy vermesidir.

 

Ne yazık ki CHP yönetimi ve seçmeni bunu görememekte, gereğini yapamamaktadır.

 

Eskişehir örneğini bir kenara bırakıyorum, Bursa Nilüfer keza… İzmir de aslında başarılı kabul edilebilir… Ama bir Çankaya, Bakırköy, Beşiktaş, Ataşehir, Maltepe başarılı mı? Yıllarca CHP’li arkadaşlarla tartıştım. Kendi adıma son 3 seçimdir Bakırköy’de CHP’li belediye başkan adayına oy vermedim. Bu seçimde de vermeyeceğim. Zira bu seçimler boyunca tartışmalarda karşıma gelen sav, CHP’ye oy vermeyelim de AK Parti mi gelsin?

 

İşte bu noktada siyasi bağnazlığın sadece bir partiye, kişiye ait olamayacağını görüyoruz.

 

Arkadaşlar AK Parti Türkiye’nin partisi. Oy vermeyebilirim, eleştirebilirim ama kusura bakmayın sizi AK Parti ile korkutuyorlar. Çobanlar koyun sürülerini kurtlardan korur, koyunlar kurt korkusundan çobanın dediklerinin dışına çıkmaz. Bu nedenle hesap kitap yapmadan kitlesel oy kullananlara koyun sürüsü benzetmesi yapılır. Bu süreçte Bakırköy özelinden söz edersek çoğunun CHP’li olmadığını bildiğim insanlar bu korkudan dolayı CHP’ye oy verdiler; sonuç: CHP Ateş Ünal Erzen ve Bülent Kerimoğlu gibi iki başarısız belediye başkanı ile kötü sınav verdi. Burada Ateş beyin hakkını da yemeyelim, aslında mevcut Bülent Kerimoğlu ile karşılaştırıldığında başarılı bile sayılabilir.

 

Dolayısıyla, eğitimli, kültürlü, mantıklı insanların oy kullanırken hangi parti olduğuna değil, hangi adaylar olduğuna bakması ve oyunu kullanması önemli. Yoksa aman o gelmesin aman bu gelmesin ön yargılarıyla oy kullanıldığı zaman siyasi partiler de başarılı mı başarısız mı olduklarını ölçemezler; ölçemedikleri şeyi de yönetemezler. Yazımın sonunda siyasetçilere çuvaldız batırmadan önce iğneyi seçmenlere batırmak istiyorum.

 

Siz eğer oyunuzu gerçeklere, hizmetlere bakarak değil önyargılara kanarak kullanıyorsanız, siyasetçilerin önünüze getirip dayattığı kakalaklara da ses çıkartamazsınız. Oy verelim ama vermeyelim her partinin iyi olması ülkemiz yararınadır.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
YUKARI