Tanyel YILMAZ

facebook-paylas
Pet, pochette kumbarası dünyamız…
Tarih: 07-01-2019 13:24:00 Güncelleme: 07-01-2019 13:24:00


Son bir haftadır kopan kıyamete bakınca tüylerim ürperiyor.

Türk halkı beleşe aldığı poşetlere getirilen 25 kuruşluk ücrete karşı gözleri yaşartan tepkiler gösteriyor. Oysa o 25 kuruşluk poşet bundan 1 yıl önce 50 liraya dolarken bugün 150 liraya doluyor… Poşetin içindekilerin fiyatlarının 3 katına yükselmesine sesi çıkmayan ahali, onları koyacağı poşetin 25 Kuruş olarak fiyatlanmasına feci kızgın…

Memlekette terör, cemaatler vs dünya kadar sorun varken 90 dakika boyunca bir topun peşinden koşturan ama koşturmayanlar üzerine saatlerce ve hatta günlerce derin analizler yapan insanımız için aslında sürpriz değil bu…

Neden mi eğitim şart, neden mi matematik şart… İşte tam da bunun için… Neden mi bu ülkede 1950 itibariyle eğitim çökertilmeye çalışıldı? Matematik ve fizik bilimler öğretilmesin, sadece dini taassubuna yeni düşen cahil bir toplum yetişsin… Başta İngiltere ve ABD olmak üzere Batı dünyası hep sağ gösterip sol vurdu.

Gelelim bu yazdıklarımızın poşet ile alakasına… Poşet Fransızca bir sözcük. Pochette, İngilizcesi pocket (pokıt) yani cep demek… Bildiğimiz cep, bu aralar başımıza ne geliyorsa zaten cep’ten geliyor. 1970’li yıllardan itibaren poşet kullanımı yaygınlaşıyor ki bendenizin çocukluğundan anımsadığı kesekağıdı, fileli yıllardı… Eski gazete kağıtları kesekağıdı olarak kullanılır, daha sonra hurdaya çıkardı…Aslında bugüne göre çok daha çevreye duyarlı bir yöntemdi.

Ama 1970’lerden itibaren tüketim ekonomisinin araçları işlemeye başladı. Mahalle bakkallarının yerini marketler aldı. O marketler bize çok daha fazla çeşidi bir arada sunmaya ve kendi yakışıklı markalı naylon poşetleri ile taşıma kolaylığı sağlamaya başladılar. Bir yandan taşıma kolaylığı, bir yandan da mahalle bakkalının önünden geçerken ana hava basma fırsatı… İyi de o mahalle bakkalı değil miydi zor gününde sana veresiye açan?

1980’li yıllarda da pet şişe kavramıyla daha içli dışlı olduk. Dünyanın kullanıp terk etmeye çalıştığı pet şişe ülkemizde çok hızlı yayıldı. 1980’li yılların sonlarında yanılmıyorsam rahmetli Vehbi Dinçerler olsa gerek pet şişeye depozito uygulanması konusunda ilk adımı attı. Bendeniz de Ankaralı çevre gazetecisi olarak ona tam destek verdim-ki bir de ne mi oldu? Türkiye’nin tep pek şişe üreticisi olan firmanın patronu artık neler söylediyse Vehbi bey pek kızgındı. Bana tehdit edildiğini ima etmişti ama bu tehditlere pabuç bırakmayacağını söylemişti. 

Neticede çok karlı bir iş olan pet şişe işinde depozito uygulanamadı. Onun yerine üretici firma geri toplama garantisi verdi… Birkaç yıl sonra ÇEVKO adında bir vakıf olarak karşımıza çıktı pet şişeci organizasyon… Bir toplantıda bir de baktım ki pet şişenin ne kadar yararlı olduğunu anlatıyorlar; vakfın kurucularından birisi de Şişe Cam ve temsilcisi hanımefendi yanımda oturuyor. “Sizin ne işiniz var bu vakıfta “dedim ve o anlamadı…

Sonrasında büyük rezillikler yaşandı ve vakıfla ilgili pek çok gerçek ortaya çıktı, bendeniz de gidip bunları haberleştirmek üzere gereken refleksi gösterdim. Ancak tabi o dönem Cem Uzan ile Sabancı ailesi arasında kopan Çukurova Elektrik davası kapsamında bu çekimler ve belgeler Uzan ailesinin elini güçlendirdi. O kadar etkili oldu ki Sabancı ailesi Çukurova Elektrik üzerindeki iddialarından vaz geçti ve anlaşma sağlandı… Haber yayınlanmadı tabi…

Bugün geldiğimiz noktada petrol türevli pet, poşet gibi gündelik sarf malzemeleri taşıma kolaylığı ve düşük maliyetler nedeniyle cep açısından faydalı görünüyor. Öyle ya taşıma kapasitesi büyük ceplerimiz oluyor hem de cebimizden para çıkmıyor…

Acaba?

İşte matematik, fizik bilim bilmemenin zararları; bugün cebimizden çıkmayan o paralar, önümüzdeki asırda çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayacağı dünyaya birikiyorlar. Dünya pis bir kumbara gibi ve her gün her birimiz bilmem kaç tane pet ya da plastik atıyoruz bu kumbaraya…

Haa bu arada şu mavi kapak kampanyasına gelince… Aslında o mavi kapaklar, o şişelerin geri dönüşüm için toplandığını belgeliyor. Bizler toplumsal fayda adına tekerlekli iskemle gibi ulvi bir iş için mavi kapakları toplarken aslında asla geri toplanmamış olan pet şişelerin geri toplandığını belgeleme işine aracılık ediyoruz. Matematik bilmediğimiz için 1000 tane mavi kapağın bir tekerlekli iskemle alacak kadar ekonomik değeri nasıl yarattığını hesaplayamıyoruz; üstüne üstlük tekerlekli iskemleyi alanlar bunu bir de vergiden düşüyorlardır eminim…

Dedim ya başımıza ne geliyorsa hep pochette’ten geliyor…

 

 

 

 

 

 

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
YUKARI