Tanyel YILMAZ

facebook-paylas
Konkordato Tsunamisi ve ihracat
Tarih: 31-01-2019 11:43:00 Güncelleme: 31-01-2019 11:43:00


2018’in son aylarında ihracatta artış rakamları açıklandıkça her ay müjdeler verildi. Ekonomi iyi gidiyor mesajlarında ihracat verileri kullanıldı. Oysa iç pazar kan ağlıyordu ve nakit akışı durmuştu.

 

Daha önceki yazılarda da dile getirmiştim, bir ülkede ihracatın iyi olabilmesi, o sektörlerin iç pazarlarında güçlü olmasıyla da alakalı bir durum. İç pazar ve ihracat birbiriyle ilişkilidir. Kendi pazarında iş yapamayan bir firma ihracatta tökezler…

 

Neden ihracat rakamları 2019 ilk ayında durdu?

 

Bunda ilk etki mevsimsel etkidir… Ocak ayında ihracatın biraz hız kesmesi normaldir. Bunun altını öncelikle çizmekte yarar var. Hatta yüze 0,2 büyüme (artış) bile bu anlamda geçen ayın ihracatının korunması anlamına gelir ki bu bile olumlu değerlendirilebilir.

 

Gelelim diğer kalemlere, TL’nin yüksek faiz nedeniyle değerlenmesi ihracatçılarımıza iki açıdan darbe vurdu. Bunlardan biri fiyat avantajı geriledi. Ancak çok daha önemlisi yatırımlar ve üretim durdu.

 

Piyasada güven azalınca vadeli alışverişler durma noktasına geldi, tekstildi iplik almak için peşin ödeme yapmak zorunda kaldı. İç pazar kötü olunca ve karlılık düşünce onlar için yüksek faiz daha cazip hale geldi.

Kabaca düşünelim 1 milyon liranız olsa ne yapardınız?

 

Bankaya verip yüzde 25 gibi net bir gelir mi size daha sıcak gelirdi yoksa üretim yaparak iç pazar ve ihracat için üretim yapmak mı? Üretmeyen bir ekonomi ihracat da yapamaz. Hükümet son bir kredi hamlesi daha yaptı ama sözde kaldığı görülüyor. Kredi almak isteyenlere vergi borcu, sermaye yeterliliği gibi engeller kamu bankaları tarafından çıkartılıyor. Yani bankalar kredi vermek konusunda çok istekli değil.

 

Esnafa cazip krediler veriliyor, seçime dönük olarak. Ancak esnaf da ihracat yapmıyor.

 

İhracat yapmak isteyenlerin düşük kar marjlarıyla üretime yatırım yapması yüksek faiz alternatifi ortada dururken çok mantıklı değil. Firmaların bilançolarında bu sonuçlar görülecektir. Sanayi firmalarının 2018 son çeyreği ve 2019 ilk çeyrek bilançolarına bakıldığı zaman faaliyet karı /zararı ile finansman karı/zararı kalemlerini karşılaştırmak bunu anlamak için yeterli olacaktır.

 

Tabi bir de konkordato dalgasının etkileri var. Ekonomide Konkordato tsunamisi diyebileceğimiz bir etki… Tam sayıları bilmemekle beraber geçen sene sonu itibariyle 5 bin civarında firma konkordato ilan etti. Bu firmalardan alacaklı olan onbinlerce gerçek ve tüzel kişi için bu alacaklarını alamamak anlamına geliyor. Alacağınızı tahsil edemeyince zorunlu olarak öz kaynaklarınıza yöneleceksiniz. Öz kaynakları yeterli olmayanlar ise zorunlu olarak kredi kullanmak (kullanabilirse tabi) zorunda kalacak. Bu da finansman maliyetine neden olacak tabi.

 

Nakit akışı duran bir ekonomide üretim yapabilmek için kaynak bulmakta zorlanan firmalar hazır ihracat müşterileri olsa bile üretim yapmak yerine nakitlerini üretimde değil bankalarda tutmayı tercih ederler doğal olarak.

 

Tüketim ekonomisinin 2008 krizinde yaşadığı tıkanmanın artçı dalgaları bunlar.

 

Ve tabi ABD ile Çin arasındaki ticaret çekişmesinin küresel etkileri de var. ABD ekonomisi içerideki potansiyelini kullanmak için daha kapalı bir ekonomi modeli uygulamaya başladı. FED faiz artırmayarak USD değerini daha fazla yükseltmedi, böylelikle ABD menşeili malların küresel pazarlarda kur etkisiyle pahalılaşmasını engelledi.

 

Türkiye’nin küresel pazarda rekabetçi sektörleri var, bu sektörlerin rekabet güçlerini desteklememiz gerekiyor ki bunda da en önemli kaldıraç etkimiz dinamik iç pazarımız. İç pazardaki dinamizmi nasıl sürdürebiliriz? Enflasyona neden olacağı için atılmayan adımlar var, ancak belki de şu anda korkmamız gereken son şey enflasyon. Türkiye ekonomisi uzun yıllar enflasyonist ortamda büyümeyi başardı.

 

Enflasyon genellikle hastalıklardaki ateşe benzetilir. Grip olduğumuzda ateşimiz yükselir, neden? Çünkü vücudun koruma mekanizması virüse karşı harekete geçer ve bu da ateşe neden olur. Ekonomimiz şu anda felç olmak üzere, şoka girerse iyice soğuyacak ve müdahale etmek zorlaşacak. Bırakalım biraz ateşi yükselsin. Enflasyon yükselecek korkusuyla ekonomiyi şoka sokmayalım…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HAVA DURUMU
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI