Selçuk GEÇER

facebook-paylas
Rahibi vermeyeceğiz IMF'ye gitmeyeceğiz!
Tarih: 06-02-2019 11:11:00 Güncelleme: 06-02-2019 11:31:00


Sevgili Dostlarım Merhaba,

 

Kuşkular artıyor, kuşkulananlar konuşuyor, konuşanlara aba altından sopa gösterilerek susturulmaya çalışılıyor…

 

IMF konusunda bahsediyorum…

 

Son zamanda herkesin dilinde bir IMF var çünkü.

 

Kimisi gizli gizli dost meclislerinde, kimisi aleni ekran ve sosyal medya önlerinde…

 

Herkesin konuşmaları da aynı nedense?  

 

“Para bitmiş, hükümet IMF kapısına gitmiş, seçim sonrası anlaşma kapıdaymış. Hatta rakam bile belli olmuş. Hükümet 200 milyar istemiş, IMF en fazla 50 milyar demiş, Hükümet o zaman hemen verin demiş, IMF seçimi bir kazanın sonrasında bakarız demiş. Hükümet o zaman en azından şimdilik 3-5 milyar atın çok sıkıştık demiş, IMF dur bir bakalım demiş. Ama IMF kesinmiş”

 

Konuşmalar ve söylentiler yüksek perdeden dile getirilmeye başlandıkça Hükümet de gerilmeye başladı tabi...

Suçüstü yakalanmış psikojisiyle panik halinde arka arkaya açıklamalar yapmaya başladılar.

 

İlk açıklama geçen hafta Bakan Albayrak tarafından geldi.

Bakan Albayrak paniğimizi belli etmeden belki sakince sustururuz düşüncesiyle olsa gerek açıklamasını yazılı yaptı.

"Türkiye ekonomisi ile ilgili kriz beklentisi boşa çıkanların içine düştükleri hali, umutsuzlukla sarıldıkları yalan ve iftiraların ulaştığı boyutu şaşkınlık ve üzüntü ile izliyoruz. Alınan tedbirlerle ekonomide güçlenme devam edecek. Türkiye'nin IMF ile yolunun kesişmesi dahi söz konusu değil” dedi.

 

Ancak bu açıklama kimseyi kesmedi.

Sular bir türlü durulmadı.

Özellikle IMF ile görüşmelerin aslında çoktan başladığı, önemli bir aşama kaydedildiği, rakam ve tarih konuşulduğu konuları iyiden iyiye seslendirilmeye başlandı.

 

Bunun üzerine dün sabah saatlerinde Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Sayın İbrahim Kalın kamuoyu önüne çıktı.

"Türkiye'nin seçimlerden sonra IMF'ye gideceği yönünde rivayetler var. Kimse bu rivayetlere itibar etmesin. Bunlar algı operasyonlarıdır. Bu operasyonlarında nereden yapıldığını biliyor, görüyoruz. Türkiye'nin IMF ile hiçbir şekilde ilişkisi, yeni bir süreci söz konusu değildir. Türkiye için IMF geride kalmıştır" ifadelerini kullandı. 

Ama bu açıklamalarda kimseyi kesmedi!

Sular nedense yine durulmadı!

Peki ama neden kimse inanmıyordu?

Neden AK Parti seçmeni de dahil olmak üzere herkes IMF konusunu dillendiriyordu?

 

Aslında sebep ortadaydı.

AK Parti artık inandırıcılığını kaybetmişti.

Seçim öncesi vaatleriyle seçim sonrası icraatları birbirini hiç tutmuyordu.

Türk halkının zekasıyla oynamaları artık iyiden iyiye fark ediliyordu.

AK Partiye yakın iş adamlarının dahi kamu alacaklarını alamaması, kasada paranın bitti kuşkusu yaratıyordu.

Ekonomik kriz, daralan ekonomihayat pahalılığı, işsizlik, şaibeli enflasyon verileri kendi seçmenini bile düşündürüyordu.

 

En kötüsüyse verilen hiçbir sözün tutulmamasıydı.

 

Her seçim öncesi her şeyin güzel olacağının vaat edilip, her seçim sonrasında her şeyin daha kötüye gidiyordu...

Her seçim öncesinde birilerinin sözlerinin yalanlanıp ama sonunda o sözleri söyleyen kişilerin haklı çıkmasıdikkat çekiyordu (Bakınız Rahip olayı)

Her seçim önce garip guraba, fakir fukara edebiyatı yapılıp, her seçimden sonra garibanın ezilip, para babaları baş tacı ediliyordu.

Her seçim öncesi EYT denilip, her seçim sonrası hakaretler yağdırılıyordu...

Her seçim öncesi dış güçler, Alman Hitleri, Hollanda ineği, Amerikan sömürgecisi denilip, her seçim sonrası onlarla kol kola giriliyordu.

Her seçim öncesi Yerli ve Milli denilip, her seçim sonrasında Şeker fabrikalarının, Tank palet fabrikalarının, Türk Telekomların yabancılara bir çırpıda satılması görülüyordu.

 

Say say bitmeyen uzun bir liste yani…

 

İşte bundan dolayı ne Ak Parti ne de AK Parti kurmayları artık güven vermiyordu.

 

Sayın Albayrak ve Sayın Kalın’ın IMF açıklamaları milleti rahatlatmayınca bu kez Cumhurbaşkanı bizzat çıktı meydana.

Üstelik sözcüsü İbrahim Kalın’ın açıklamasının üzerinden gün bile geçmemişti daha.

 

Sert konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “IMF sayfası kapanmıştır bir daha da açılmayacaktır” dedi.

 

Ve üstüne basa basa CHP ve muhalefeti suçlayarak inkar etti;

 “CHP ve onun uyduları haline dönüşmüş kimi çevreler bu onurlu duruşu sergileyemedi, alçak bir fırsatçılık peşine düştüler. IMF’ye gidenlerin kim olduğu belli. Türkiye 2013 yılı Mayıs ayında IMF defterini kapatmıştır ve bir daha da açmayacaktır. O SSK genel müdürü iken SSK’yı nasıl batırdıysa Allah onlara böyle bir fırsatı vermez zaten. Türkiye IMF defterini kapatmıştır ve bir daha da açmayacaktır” dedi.

 

IMF söyletilerine alenen “alçaklık, yalancılık ve komploculuk” dedi.

IMF söylentisi bunlara karşılı geliyordu. Demek ki IMF ile masaya oturmak çok daha ötesi olmalı diye düşündürüyor insana.

O zaman rahipte yapılan hata yapılmayacak, yarın öbürgün bu laflar yutulup IMF ile masaya oturulmayacak.

 

Ama ya IMF işi de Rahip işine dönerse...

Rahibi vermeyecektik verdik, IMF'ye gitmeyecektik gittik mi olacak?





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
YUKARI