Bugun...


Selçuk GEÇER

facebook-paylas
ABD 1 Trilyon dolar yaktığında asıl kim yanacak?
Tarih: 22-10-2018 12:14:00 Güncelleme: 22-10-2018 12:14:00


Sevgili dostlarım merhaba,

 

Biliyorsunuz dünya 2007 yılında tarihinin en büyük ve en derin krizlerinden birisini yaşamıştı.

 

Amerika’da başlayan bu kriz, salgın hastalık gibi dünyanın dört bir yanına dağılmıştı.

 

ABD Merkez bankası ve ekonomi yönetimi her ne kadar krizin gelişini 2-3 yıl önceden görmüş olsa da, fazla likiditeyi piyasadan çekmek için çok geç kalmıştı.

 

Çünkü piyasada hem para hem de türev bolluğu kontrol edilebilecek gibi değildi.

 

Aşırı para tüm dengeleri altüst etmiş, aç gözlü balina ve tüketicilerin operasyonları tüm dengeleri bozulmuştu.

 

Özellikle konut sektöründe yaşanan aymazlıklar Mortgage Krizini patlatmıştı.

 

 

 

ABD tam bu noktada parayı kısmakla işi çözemeyeceğini farketti. Tek çare zehiri zehirle öldürmekti.

 

Bunun için parasal daralma formülü yerine, tarihinin en büyük para basma ve para arzı sürecini başlattı.

 

ABD, 2008 krizine gelene kadar tarihinde sadece 870 milyar dolar Merkez Bankası baz parası basmışken; 2008'de tüm bankacılık sistemi batma noktasına gelince bu miktarı bir kaç yıl içerisinde 4 trilyon doların üzerine taşıdı.

 

Dünyanın diğer önemli merkez bankaları da 'quantitative easing' (QE) adı verilen bu operasyonda, ABD'yi takip etti.

 

Böylece bazı kaynaklara göre, toplamda basılan baz para, 20 trilyon doları buldu.

 

Dünya finansal sistemini yüzdürmek için ortaya çıkarılan bu muazzam kaynak, özellikle bono, emlak ve hisse senedi piyasalarına aktı.

 

QE operasyonuna, tüm dünyada ciddi faiz indirimleri de eşlik etti.

 

Anlayacağınız dünya artık dolar denizinde yüzüyordu.

 

 

 

 

Özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelere akan bu para bu gün ki krizleri tetikleyecek yeni ulusal inşaat finansmanlarında kullanılıyordu.

 

Her zaman olduğu gibi Gelişmekte olan ülkeler, farkında olmadan gelişmiş ülkelerin krizini devralmıştı.

 

Ama özellikle iktidarlar için, kısa vadeli kazançlar, uzun vadeli hedeflerden çok daha avantajlıydı.

 

Nihayet güzel günler sona erdi. 2016 yılında ABD parasal daralma politikasına geri dönmeye karar verdi.

 

Tam da düşünüldüğü gibi Gelişmiş Ülkeler krizlerini atlatıp, dengelerini kurarken; başta Arjantin ve Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ülkeler teker teker patlamaya başladı.

 

 

 

 

ABD önce faizleri arttırdı, ardından 2017 yılından itibaren ABD Merkez Bankası kanalıyla parasını açıktan geri çekme operasyonunu yani Quantitative Tighting (QT)dönemini başlattı.

 

Dönemin Fed Başkanı Janet Yellen Ekim 2017'de yaptığı bir konuşmada, faiz artırımı ve QT'nin bir sonraki krizde Merkez Bankasına hareket alanı açmak amacıyla (tekrar faiz indirip para basabilmesi için) yapıldığına işaret etmişti.

 

Bu operasyon, kademeli olarak artacak şekilde tasarlandı.

 

Ekim-kasım-aralık 2017 döneminde piyasalardan her ay 10'ar milyar dolar çekildi.

 

2018 ilk çeyreğinde, bu miktar aylık 20 milyar dolara, ikinci çeyrekte aylık 30 milyar dolara, üçüncü çeyrekte ise aylık 40 milyar dolara yükseltildi.

 

Ve şimdi yani Ekim ayında ise piyasadan çekilecek dolar miktarı aylık 50 milyar dolara çıkarılıyor.

 

Bundan sonra Fed, yaptığı açıklamada, ABD Borsası çökmediği sürece piyasadan her ay 50 milyar dolar çekip yok etmeye devam edeceğini belirtti.

 

Bu plana göre, 2018 Ekim ayına kadar Fed, 300 milyar dolar yakmış olacak. Planda bir değişiklik olmadığı takdirde FED'in yakacağı dolar miktarı 2019 sonunda yaklaşık 1 trilyon dolara ulaşacak.

 

 

 

Ve sevgili dostlarım piyasadan çekilip yakılacak bu dolar en çok da bizim gibi dolar bağımlısı ekonomileri yakacak.

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI


Piyasa Değerleri Investing.com Türkiye tarafından sağlanmaktadır
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI