ataşehir escort ümraniuye escort kadıköy escort



ÇİĞDEM AYDOĞDU

facebook-paylas
Nedensellik ilişkisi (illiyet rabıtası)
Tarih: 17-03-2019 13:39:00 Güncelleme: 17-03-2019 13:39:00


Doğal olarak son günlerin plazalarda yapılan iş toplantılarından, köy kahvelerinde ki sohbetlere kadar gündem konusu seçim… En çok konuşulanlarda patates soğan ekonomisi, rekabette tanzim dengesi, kuyrukta siyaset…

 

Konunun bilimsel olarak algılanışını ve olguların görgül olarak saptanmış hipotezlerini, istatistiksel verilerini ve illiyet rabıtasının değerlendirmesini ekonomistlere bırakarak; “Neden?” sorusunu soruyorum yazımda.

 

Sorumdaki bağımsız değişkenlerin; psikolojik, biyolojik, sosyolojik ve kültürel manasını aşarak gerçek bir yaşam öyküsü anlatıyorum. Kıssadan hisse diyerek nedensellik ilişkisini de okura bırakıyorum.

 

Konu: Dünyanın en bela sektörü ve en kirli ekonomisi arasında yer alan uyuşturucu ticareti.

Konuk: Çok terbiyeli, saygılı 22 yaşlarında bir genç. Ailesinin tek oğlu. Güzel huyları nedeniyle toplumda kabul görmüş sevilen bir genç. Sonuç durumunda olan bağımlı değişken ise bir insan... Üstelik gerçek manasında “bağımlı” bir insan.

 

Gencimizde her şey çok yavaş başlıyor. Önce lise ikinci sınıfta okulu bırakıyor ve çalışmak istediğini belirtiyor. Aile ne yaparsa yapsın hiçbir şekilde söz geçiremiyor ve genç bir asansör servis firmasında çırak olarak işe başlıyor. Aynı yaşlardaki kuzeni ile birlikte sürekli görüştükleri bir arkadaş grupları var. Bu arkadaş grupları içinde “ağabey” diye nitelendirdikleri saydıkları sevdikleri 30 yaşlarında bir genç var. Genç arkadaşımız bu ağabey ile henüz 13-14 yaşında kuzenin arkadaş çevresinde tanışmış. Kuzeni ise mahalle berberinde ağabey ile tanıştığında 9 yaşındaymış.

 

Bu ağabey ve arkadaşları çocuklara büyüdüklerini göstermek ve özgüven kazandırmak adına ilgilerini çekecek hikayeler anlatıyorlar. “Sen şöylesin, sen böylesin” gibi övücü sözlerle çocukların önemli ve değerli olduklarını hissettiriyor.

 

Önceleri küçük yaştaki bu çocuklarla ailelerin dikkatini çekmeyecek bir arkadaşlık kuruyorlar. Genelde ağabeyin evinde toplanıp bilgisayar oyunları oynamak, yaşıtlarıyla eğlenceli zaman geçirmek gayet keyifli görünüyor. Gayet keyifli bir ortam! Bu yaşananlar büyüklere duyurulmuyor, aralarında sır olarak kalıyor. Zaman içinde genç güvendiği bu kişiye aile sorunlarını veya kimseye söyleyemediği duygu/düşüncelerini anlatmaya başlıyor. Uyuşturucu tacirleri için birinci adım gayet başarıyla tamamlanmış oluyor.

 

İkinci adım ise alkol. “Bir biradan bir şey olmaz” ile başlıyor ve tabii yanında sigara. Önceleri biralar ağabeyin ikramı, sonrası ise geliyor.

Dersten sıkıldım… Kaçış “iki bira”

Aile ile sorun var, hadi yine “iki bira”

Kız arkadaş gider yaptı “iki bira”

Eh bu iş pahalıya gelmeye başladı…

Ağabeyden öneri geliyor “Daha ucuz yöntemler var.”

“Deneyelim o zaman!” 10 TL’ye 5 bira eğlencesi. Wooow çok ucuz!

 

(Bu arada tekrar hatırlatalım bu çocuklar 9 ila 15 yaş arası. Konu bira veya alkol meselesi değil. Enerjilerini atacak alan veya hobilerinin olmayışı, eğlencenin kısıtlı ya da hiç olmaması, ekonomik sıkıntı, iletişim sorunları, alkolün yasak ya da pahalı olması ve yanlış arkadaşlıklar gibi sayabileceğimiz onlarca sebep var gençleri bu durumlara yönelten.)

 

Zaman içinde bu işlerin aileden alınan harçlıkla olmayacağı aşikar. Zaten okulda kötü, sıkıcı! Herkes okumak zorunda mı? Okusa da sonunda çalışacak! Bir an önce iş hayatına girip aileden bağımsızlığını alıp istediğini yapabilmek varken niye bu okul? Üçüncü aşamaya da başarıyla geçen tacirler kendileri için birer sermaye yetiştirmiş oluyorlar.

 

Ailelerin çileli zamanları haftalık ve aylık dönemlerinde daha da artıyor. Maaşını alan genç parasını bu tacirlere yatırıyor. Zaten bütün hafta/ay borç “mal” almış, aralarında lafı bile olmuyor borcun. Nasıl olsa sürekli müşteri... Ardından olaylar hızla ilerliyor çünkü sentetik ve kimyasal uyuşturucular bu gençlerin birer bağımlı olmalarına neden oluyor. Hayatları başlamadan bitiyor. Artık tacirler için sürekli bir gelir kaynağı mevcut.

 

Bu süreç askere gidene kadar devam ediyor. Kötü arkadaş ve alışkanlıktan kurtulur düşüncesiyle aile çocuğunu askere gidişinden umutlu. Geçici bir süre böylede oluyor. Askerlik bitiyor genç geliyor tekrar iş hayatına başlıyor. Ve yine bu arkadaşlar etrafını sarıyor.

 

Bu gerçek hikâyede ne genç ne de ailesi bu kişilerden yakayı kurtaramıyor. En son genç kurtulmak için bütün çetenin isimleri ve sığınaklarını polise ihbar ediyor. Bu sebepten ailesinin öldürülmesi tehditleri üzerine ailesinin de desteğiyle İstanbul’a gönderiliyor. Anadolu’nun bir şehrinden geldiği hiç tanımadığı İstanbul’da daha geldiği günün akşamı yine bu grubun elemanları ile buluşup bonzai krizine giriyor.

 

Kısacası bırakmıyorlar. İnanılmaz bir ağları var. Hangi şehre giderse gitsin orada o gruba ait bir üye hemen bu gençlerle iletişime geçiyor veya genç bunu talep ediyor.

 

Neden?

 

Kötüler sistemlerini çok iyi koruyor. Ekonomik kaynaklarını korumak ve geliştirmek adına dünya üzerinde milyonlarca hayatları yok ediyorlar. Dünya ve Türkiye’de uyuşturucu ticareti istatistikleri, verilerle ölümler başka bir yazının konusu olduğundan şimdilik geçiyorum.

 

İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu birçok açıklamasında ülkemiz için uyuşturucunun terör eylemlerinden daha büyük bir sorun olduğunu belirtiyor ve mücadelenin en üst düzeyde yapıldığını ifade ediyor. Sonuna kadar destekliyoruz ve hep birlikte daha çok çalışalım.  Bu çocukların tamamı sahipsiz veya ilgisiz ailelerin çocukları değil. Suçlayarak, doğru ya da yanlış diye tanımlayacağımız kavramlar bu konuda çözüm olmuyor. Daha gerçekçi çözümler üreterek, yasalarla, eğitimle ve çocuklarımıza sahip çıkarak adım atabiliriz. 

 

Merak edenler için: Bu hikayedeki gencin annesi müthiş bir mücadele veriyor. Maddi manevi tüm gücünü harcıyor. Karakollarda geçen süreler, oğlunun parklarda bonzai krizleri ve en sonunda kendi eliyle gözyaşları içinde oğlunu savcılığa şikayet ediyor. Bu şekilde Bakırköy’e Amatem’e yatırılmasını sağlıyor. Hikayemizde ki gencimiz şimdilik kurtulmuş görünüyor. Fakat iş ve sosyal ilişkilerinde sorunlar yaşıyor. Bütün satıcıların evlerinin ve buluşma noktalarının adresini polise veren genç tacirlerin tutuklanmasını sağlamış. Fakat çözüm olmuş mu? Hayır… Çünkü polis baskınlarında nasıl oluyorsa hiçbir uyuşturucuya rastlanamadığı için hepsi serbestler… 

 

Sizce bu gencin tamamen kurtulabilme şansı ne kadar? 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HAVA DURUMU
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI