ataşehir escort ümraniuye escort kadıköy escort



ÇİĞDEM AYDOĞDU

facebook-paylas
Ekonomide kadın
Tarih: 04-09-2019 02:47:00 Güncelleme: 04-09-2019 02:47:00


İş hayatında, üretimde, yönetimde, siyasette, sanatta, sporda daha fazla kadın…

           

Güçlü ülkeler arasında var olmayı hedefleyen gelişmekte olan toplumlar, insanlık nüfusunun yarısını oluşturan kadının sadece becerilerine, fikirlerine ve üretimlerine yer vermeleri yetmiyor. Aynı zamanda inovasyonda, teknoloji kullanımında, üretim ve yönetimde eşitlik koşulunu yerine getirmeleri gerekiyor.

 

Uluslararası örgütlerin gelişmişlik endeksi, müreffeh ve insan merkezli bir gelecek için kadın-erkek eşitliğini temel ölçüt olarak alırken, küresel sermayeler cinsiyet eşitliğini ekonomik çıkarları ve gelişmeyi göz önünde bulundurarak savunuyorlar.

 

Yapılan bir değerlendirmede gelişmekte olan ülkelerde kadınlara eşit fırsatlar verildiğinde dünya ekonomisinde 28 trilyonluk bir ek değer yaratılmış oluyor. 28 trilyon tutarındaki bu ekonomik değer bugün ABD ve Çin’in toplam ticari hacmi demek.

 

Dünya Bankası’nın geçmiş dönem Başkanları’ndan Robert Zoellick, “Çin ve Hindistan’dan sonra ekonominin yükselen gücü, kadınlar olacak” cümlesiyle gelişmişlik ve kalkınmada kadın faktörünün yöneten bir etken olduğunu ifade ediyor.

 

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) “Tek Bakışta Devlet 2017” raporuna göre Türkiye ortalama yüzde otuz civarında kadın iş gücü katılım oranıyla üye ülkeler arasında son sıralarda yer alıyor.

 

Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nun 2017 verilerine göre ise 144 ülkenin yer aldığı raporda toplumsal cinsiyet eşitsizliği sağlık, eğitim, ekonomi ve siyaset olmak üzere dört kategoride incelenerek değerlendirilmiş. Raporda ülkemiz 144 ülke arasında 131. sırada yer alıyor.

 

Tüm bu araştırmalardan anlaşılacağı üzere Türkiye’de kadının iş hayatında yeri ve statüsünde büyük sorunlar mevcut. Kadın aynı işe, aynı emeğe rağmen erkek meslektaşları ile aynı ücreti ve terfii alamıyor. Siyasetten iş dünyasına, hatta sivil toplum kuruluşlarına kadar kadının aleyhine bir negatif ayrımcılık ve suistimal yaşanıyor.

 

***********************************************************

(EKONOMİMİZİ YÖNETENLER İÇİN BURASI GERÇEKTEN ÇOK ÖNEMLİ)

***********************************************************

 

Yeni Ekonomi Sistemleri ve Toplum Geleceğinin İnşası;

 

Ülkeler gelecekte daha iyi bir yaşam için milyarlarca kişinin hayatını iyileştirecek güncel çözümler ararken, kadın ve erkeklerin eşit toplum modeli ile herkes için fırsat yaratan kapsayıcı ekonomiler ekseninde şekilleniyor.  Toplum için hayati konu ekonomide yönetmeye aday olup görev almış kişiler için konunun tamamı gerçekten çok önemli.

 

Türkiye’de durum nedir bir değerlendirelim

 

2018 yılında Türkiye nüfusunun yüzde 49,8'ini kadın nüfus oluşturdu

Erkek nüfus 41 milyon 139 bin 980 kişi

Kadın nüfus 40 milyon 863 bin  902 kişi

Nüfusun yüzde 50,2'sini erkekler, yüzde 49,8'ini ise kadınlar oluşturuyor.  

65 ve daha yukarı yaş grubundaki yüzde 44,1'ini erkekler, yüzde 55,9'unu ise kadınlar oluşturuyor.

 

2015-2017 yıllarında cinslere göre yaşam süreleri

Erkeklerde 75,3

Kadınlarda 80,8 yıl

 

TUİK Temel İşgücü Göstergeleri Kasım 2017 verilerine göre ülkemizde 15 yaş ve üzeri 60 milyon 223 bin kişi bulunuyor. Bu sınıflamada nüfusun 30 milyon 399 binini kadınlar, 29 milyon 824 binini erkekler oluşturuyor. Çalışan nüfus içerisinde 8 milyon 904 bin kadın, 19 milyon 612 bin erkek var.

 

Bu istatistikler aradaki eşitsizliğin net olarak ortaya koyan sayısal veriler.

 

15 yaş üzeri istihdam verileri

*Erkeklerde yüzde 65,8

*Kadınlarda yüzde 29,3

 

Kadın istihdamını en fazla hizmet sektöründe görüyoruz.

 

Tarım sektöründe istihdam oranı yüzde 19,4

*Erkek istihdam oranı yüzde 15,4

*Kadın istihdam oranı yüzde 28,3

 

Sanayi sektöründe istihdam oranı yüzde 26,5

*Erkek istihdam oranı yüzde 31,4

*Kadın istihdam oranı yüzde 15,6

 

Hizmet sektöründe istihdam oranı yüzde 54,1

*Erkeklerde yüzde 53,2

*Kadınlarda yüzde 56,1

 

Günümüz toplumlarında kadınlar hala sokakta ve işyerinde önyargı ile uğraşmak zorundayken yeni sorunlar doğuyor. Ülkemizde henüz dile gelmeye başlamamış olsa da, gelecek yıllarda yaş almış kişilerin emeklilik yaşını doldurmak için iş bulamaması büyük sorun olacak.

 

Kadının, özellikle yaş almış kadının iş dünyasındaki yeri emeklilik yaşının yükseltilmesi ile yeni bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. 60 yaşına kadar çalışmak zorunda olan bir kadın düşünün. Gençlerin işsiz gezdiği, yetişmiş iş gücü olan erkeğin bile 50 yaşından sonra iş bulmakta zorlandığı bir ülkede sorunun büyüklüğünü ve vahametini anlamak çok zor değil.

 

İngiltere’de Ulusal İstatistikler Ofisi iş gücünde yaş ve cinsiyet ücretleri açığı hakkında her yıl düzenli olarak bir araştırma gerçekleştiriyor. Son yayınlanan rakamlara göre yaş grupları arasında 40 yaşından itibaren değişim başlıyor. Ayni iş ve konuma göre 30-39 yaş aralığında kadın ve erkeler arasında ücret farkı erkekler lehine sadece yüzde 0,8’lik bir fark barındırıyor. 40 yaşlarından sonra durum değişiyor ve bu oran erkeler lehine 12,8’e çıkıyor. 50 yaşın üstündeki kadınlar aynı yaştaki erkekler arasındaki ücret farkı erkekler lehine yüzde 15’in üzerine çıktığı belirtiliyor.

 

2006'dan bu yana yürütülen Küresel Cinsiyet Açığı Endeksi ülkelerin kendi bölgeleri veya gelir grupları içinde olan kaynakları kadın ve erkekler arasında daha eşit bir şekilde dağıtmada yeni ekonomi sistemi ve toplum geleceğinin inşası üzerine çalışıyor.

 

(BURASI DA ÇOK ÖNEMLİ)

 

Sigorta giriş tarihine göre emeklilik yaşları değişmekte olup 1995 doğumlu bir genç kadının 01.05.2008 tarihinden sonra sigortalı olduğunu varsayarsak bu kadın 58 yaş ve 7200 gün şartı ile emekli olabiliyor. Yani maaşını 58 yaşından önce almayı hak kazanamıyor. SSK ya da diğer kapsamlarda ilk işe giriş tarihiniz 01.05.2008 tarihi ve sonrası ise 5400 gün 61 yaşı tamamlamış olmanız emekli olmaya hak kazandırır. Ancak bu tarihten sonra girişi olanlar kademeli geçişe tabi. 61 yaşında emekli olabilmek için 5400 günü 31.12.2035'e kadar tamamlamış olmak gerekiyor.

 

Bir başka değişle başka gelir kaynağınız yok ise o yaşa kadar çalışmak zorundasınız.

 

Özet olarak hangi şahıs firması, şirket, işyeri yaşını almış, tecrübeli bir kadına iş verir? Çünkü karşısında daha genç, dinamik, daha az ücretle çalışan bir kesim varken.  Erken yaşlarda oldukça başarılı bir iş yaşamın devamında yaşlı, yorgun ve de verimsiz olacağı düşünülerek iş dünyasının kapıları yüzüne kapanmış olacak.

 

Burada birçok çözüm var… Bir tanesi işe girişlerde yaş sınırının yukarıya çekilmesi. Şirketlerde, işyerlerinde, kamuda, kurumlarda ileri yaşlardaki kadın/erkekler için zorunlu 45-50 ve üzeri yaş üstü çalışan sayısı getirilmesi gerekiyor. 
 

cgdmaydogdu@gmail.com

 

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HAVA DURUMU
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI