Bakan Varank: Otomotivde dünya devi ortaya çıkarmayı hayal ediyoruz

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank,  Türkiye'nin, otomotivde atılacak doğru adımlarla, gelecekte çok daha büyük bir  endüstri haline gelebileceğini belirterek, "En öncelikli hedeflerimizin başında  hiç şüphesiz Türkiye’nin yerli otomobilini üretmek olacak. 5 özel sektör  firmamızın oluşturduğu Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu ile önemli bir adım  atmış olduk. Türkiye’nin yetkinliklerini kullanan ve teknoloji kapasitesini  geliştiren bir iş modeliyle inşallah başarılı bir dünya devi ortaya çıkarmayı  hayal ediyoruz." dedi.

facebook-paylas
Tarih: 14-03-2019 06:57

Bakan Varank: Otomotivde dünya devi ortaya çıkarmayı hayal ediyoruz

Bakan Varank, Otomobil Sanayicileri Derneği'nin (OSD) İstanbul'da  gerçekleştirilen 45'inci Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin  16 senede üretimde düşük teknoloji düzeyinden orta ve üzeri teknolojiye doğru  başarılı bir geçiş yaptığını dile getirdi.

2002’de ihracatın yüzde 50’sinin düşük teknolojili ürünlerden  oluştuğunu aktaran Varank, geçen sene itibarıyla bu oranın yüzde 32’ye  gerilediğine dikkati çekti.

Türkiye’nin 16 yılda sadece ürettiği mal çeşidini değil, aynı zamanda  bu ürünlerin teknoloji yoğunluğunu da artırmayı başardığını belirten Bakan  Varank, “Yeni kabiliyetler, yeni üretim yöntemleri keşfetti. Keşfettiği bu  yetenekleri dış piyasalara rekabetçi bir şekilde pazarladı. Artık hedefimiz  yüksek teknolojiye geçişi doğru bir metotla sağlamak.  Bunun için kamunun koyduğu  vizyonu başarıyla yürütecek, dinamik, yenilikçi ve rekabetçi bir özel sektör  kilit önem taşıyor." diye konuştu.

Varank, bu bağlamda Türkiye’de sanayinin lokomotifi otomotiv  sektörününü ayrıcalıklı bir yere koydukların vurgulayarak, "Türkiye, sizlerin  eşsiz katkıları sayesinde güçlü bir üretim ekosistemi oluşturdu. Sadece ana  sanayi ile değil, yan sanayiyle de önemli bir atılıma imza attınız. Ekonomide de  kullandığımız 'çarpan' kavramının hakkını sonuna kadar verdiniz, ürettiniz,  istihdam oluşturdunuz, ihraç ettiniz, değer kattınız.  Ar-Ge yatırımları, etkin  kalite yönetimi ve esnek üretim yöntemleri sayesinde küresel rekabette güçlü  kaldınız." ifadelerini kullandı.

"Yeni teknolojilerle üretim, kendini yüksek ihracat geliri olarak  gösterdi"

Sektöre ilişkin bazı istatistikleri paylaşan Varank, "Geçtiğimiz sene  otomotiv ana ve yan sanayi ihracatı adet bazında çok az azalsa da değer bazında  yüzde 11 artarak 32,2 milyar dolarla Cumhuriyet tarihi rekorunu kırdı. Yeni  teknolojilerle üretim, kendini yüksek ihracat geliri olarak gösterdi. Bu  performans 2002’ye göre 10 katlık bir artışa tekabül ediyor. Ayrıca, geçen sene  verdiğiniz 13 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla, cari açığın azalmasına da  katkıda bulundunuz." dedi.

Bakan Varank, değişim ve dönüşüme uyum sağlamak için Ar-Ge  önderliğinde büyümenin kritik öneme sahip olduğunu ifade ederek, otomotiv  sektöründe bakanlıkça desteklenen 159 Ar-Ge ve Tasarım Merkezi bulunduğunu ve 5  binin üzerinde personelin buralarda istihdam edildiğini dile getirdi.

"Sektöre verdiğimiz 715 yatırım teşvik belgesiyle, 28 milyar liralık  yatırımı destekledik"

Bu merkezlerin birçok başarı hikayelerine ev sahipliği yaptığını ve  yapmaya da devam edeceğini belirten Varank, şunları söyledi:

"Somut örnekler vermek istiyorum, inşallah reklama girmez. Yeni Megane  Sedan, Tüm Dünyaya Bursa’dan mottosuyla Oyak-Renault fabrikamızda üretilip  dün-yarın pek çok noktasına ihraç edilen bir otomobil oldu. Ford Türkiye dünyanın  en büyük kamyon pazarı olan Çin'de motor üretimi için lisans anlaşması imzaladı.  Hexagon Mühendislik firması New York taksi yarışmasında finale kaldı. Bu ve  benzeri başarılar küresel piyasalarda tercih edilmemizde oldukça etkili oldu.  Dolayısıyla otomotiv sanayimiz Ar-Ge’ye verdiği önemi artırarak gelecek  teknolojilere hazırlıklarını devam ettirmeli. Biz Bakanlık olarak her türlü  desteği vermeye hazırız, yanınızdayız."  

Otomotiv yatırımları için oldukça cazip bir yatırım teşvik sisteminin  de bulunduğunu anlatan Varank, "5 senede sektöre verdiğimiz 715 yatırım teşvik  belgesiyle, 28 milyar lira tutarında toplam yatırımı destekledik ve 28 bin  kişilik yeni istihdama katkı sağladık. Bu yatırımların yüzde 68’ini yabancı  sermayeli firmalar gerçekleştirdi. Yine Proje Bazlı Teşvik Sistemimiz de otomotiv  sanayinin hizmetinde oldu. Renault ve Bosch bu desteğin kullanıcılarından.  Önümüzdeki dönemde sektördeki diğer önemli aktörlerin bu gibi öncü yatırımlarla  otomotiv endüstrisini daha ileri taşımasını arzu ediyoruz." dedi.

"Otomotivde elektrik enerjisi kullanımına doğru kuvvetli bir yönelim  söz konusu"

Bakan Varank, bakanlık bünyesinde sektöre yönelik sürdürülen bazı  çalışmalara da değindi.

"Motorlu Araçlar Teknik Komitesi" (MARTEK) üzerinden sektörle sürekli  iletişim halinde olduklarını ve  birlikte çözüm yolları geliştirmeyi çok  önemsediklerini dile getiren Varank, "Bu bağlamda Otonom Araçlar Alt Komitesini  yeni kurduk, bu alan önemli bir gelişme potansiyeli taşıyor.  Yine sektör  temsilcileri ve ilgili kamu/kurum kuruluşlarıyla 6 aylık dönemlerle bir araya  geliyor, gelişmeleri birlikte izliyor ve değerlendiriyoruz." şeklinde  konuştu.

Otomotiv sektörünün ülke ekonomisine katkısını daha da artırmayı  hedeflediklerine dikkati çeken Bakan Varank, "Tabii, diğer birçok sektörde olduğu  gibi bu sektörde de teknoloji alanında yaşanan büyük değişimler mevcut  paradigmaları derinden etkiliyor. Enerji ve motor teknolojilerindeki kırılmalar,  tüketici beklentilerindeki değişimler bu büyük ve geleneksel endüstriyi bir aks  değişikliğine zorluyor.  Elbette biliyorsunuz otomotivde elektrik enerjisi  kullanımına doğru kuvvetli bir yönelim söz konusu.  Bu alanda öncü olmayı  hedefleyen yeni girişimlerin yanında, mevcut büyük oyuncular da birbiri ardına bu  piyasaya için stratejiler geliştiriyor, yatırım planları yayınlıyor."  değerlendirmesinde bulundu.

"Başarılı bir dünya devi ortaya çıkarmayı hayal ediyoruz"

Tüm beklentilerin 2030’lu yıllara gelindiğinde elektrikli araçların,  sektörü yeniden tasarlamış olacağına işaret ettiğini ifade eden Varank, şunları  kaydetti:

"Bizim ve sizlerin sektör olarak bu gelişime ayak uydurmamız  gerekiyor. Biz bu paradigma değişimlerini ülkemiz için bir fırsat olarak  görüyoruz.  Milli Teknoloji Hamlesinin temel motivasyonu, her alanda yaşanan bu  dönüşümde ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilmek. Otomotivde  atacağımız doğru adımlarla, gelecekte çok daha büyük bir endüstri haline  gelebileceğimize inanıyorum. Burada, en öncelikli hedeflerimizin başında hiç  şüphesiz Türkiye’nin yerli otomobilini üretmek olacak.

5 özel sektör firmamızın oluşturduğu Türkiye'nin Otomobili Girişim  Grubu ile önemli bir adım atmış olduk. Türkiye’nin yetkinliklerini kullanan ve  teknoloji kapasitesini geliştiren bir iş modeliyle inşallah başarılı bir dünya  devi ortaya çıkarmayı hayal ediyoruz. Yerli otomobil Üst Yöneticisi (CEO) Gürcan  Bey de bugün aramızda. Sanırım bakanlık koltuğuna oturduğumdan beri en fazla  kimle toplantı yaptınız derseniz, Gürcan Bey'i ilk beş arasında sayabilirim.  Sürekli bir araya geliyoruz. Bu konuyu biz de yakından takip ediyoruz."

Sektöre bakışımız elbette bundan ibaret değil. Sadece bir firmayla bu  atılımı sağlamak elbette mümkün değil. Hali hazırdaki yerli üretim  kabiliyetlerimizi, beşeri sermayemizi ve rekabetçiliğimizi elektrikli araç  teknolojilerine göre hızlıca geliştirmemiz gerekiyor."

Bakan Varank, sektörün gelişimi için yasal düzenlemeleri, destek  mekanizmaları altyapı yatırımları, yeni nesil kullanıcı beklentilerini  karşılayacak mobilite uygulamaları gibi hususları içeren kapsamlı bir bakış  açısına sahip olduklarına dikkati çekerek, "Şarj altyapısına yapılacak  yatırımlar, sensör teknolojileri, yapay zeka, otonom sürüş teknolojileri, büyük  veri yönetimi, sistem yazılımları ve kullanıcı uygulamaları alanlarına öncelikli  olarak odaklanacağız." dedi.

Varank, gelişen yeni teknolojilerle birlikte, artık uluslararası  otomotiv mevzuatını izleyen ve uygulayan bir ülke değil,  teknik mevzuata yön  veren ülkeler arasında yer almayı amaçladığını belirterek, şunları söyledi:

"Gelişen yeni teknolojilerle birlikte, artık uluslararası otomotiv  mevzuatını izleyen ve uygulayan bir ülke değil,  teknik mevzuata yön veren  ülkeler arasında yer almak istiyoruz. Bugüne kadar yaptığımız uyumlaştırma  çalışmaları kapsamında 335 mevzuat yayımladık, 1400 sayfa mevzuatın  yayımlanmasına yönelik çalışmalarımız da devam ediyor. Mevzuat uyumlaştırma  sürecinde Otomotiv sektörümüzle iş birliğinin artarak geliştirilmesi için gayret  sarfediyoruz.  Uygulama takvimlerinde sık sık gündeme getirilen erteleme  taleplerinin, Gümrük Birliği anlaşmasından doğan yükümlülükleri uygulamada  istekli olmadığımız algısına zemin hazırladığını düşünüyoruz.  Ertelemeler,  ülkemize güvenerek yatırım yapan ya da yeni yatırım yapmayı düşünen yatırımcılar  nezdinde güvenilirlik algımızı zedeliyor.  Ayrıca bu talepler, bakanlığımıza  getirdiği ilave iş yüküyle sektöre yönelik yeni hizmet üretim kabiliyetimizi de  olumsuz etkiliyor."

 "2018’de 13 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım girişi oldu"

Yatırımda, üretimde ve kalkınmada temel önceliklerin güven,  öngörülebilirlik ve istikrar olduğunu belirten Varank, 17 yılda Türkiye  ekonomisini sektöründe de katkısıyla 3 buçuk kat büyüttüklerini ve bunu güven ve  istikrarı koruyarak başardıklarını kaydetti.

Bu 17 yılın  kolay geçmediğini ve birçok zorluklarla ve engellemelerle  karşılaşıldığını vurgulayan Varank, "Tüm bu engellemeleri Sayın  Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşuyla, milletimizin desteğiyle aştık. Şu son  dönemde ekonomide yaşadığımız sıkıntıyı da çok şükür aşıyoruz. Ağustos ayında  yaşadığımız dış şoktan sonra, hızla to-parlanma yoluna girdik.  Üretimin öncü  göstergelerinde olumlu gelişmeler var. Reel kesimde ve ekonominin genelinde güven  artıyor.  Yabancı yatırımcıların da güveni artıyor. 2018’de 13 milyar dolarlık  doğrudan yabancı yatırım girişi oldu. Yani bir önceki seneye göre yüzde 13’lük  bir artış gerçekleşti." dedi.

Bakan Varank, artık sırada yerlileştirmenin olduğunu ve yerli ve milli  üretimin payını sanayinin tüm alt sektörlerinde artırmayı hedeflediklerini dile  getirdi.

Ancak bu sayede tam bağımsız bir ekonomiye sahip olunabilineceğini ve  kur hareket-lerinin ekonomiye etkisinin en aza indirilebileceğini belirten  Varank, şunları söyledi:

“Yerlileşme alanında çok boyutlu bir yaklaşımımız var.  İlk boyut,  yakında açıklayacağımız Yerlileştirme Ürün Programı.  Bu programla destek ve  teşviklerimizi uçtan uça ve sonuç odaklı şekilde tasarlayacağız.  İkinci boyut,  kamuda yerli malı alımının daha güçlü teşvik edilmesi.  Son boyut, büyük ölçekli  entegre yatırımlar boyutu. Ceyhan Endüstri Bölgesi gibi vizyoner projelerle  cari açık verdiğimiz petrokimya benzeri hammadde ihtiyaçlarımız için yerli üretim  üsleri oluşturmayı hedefliyoruz. Tabii yerli katma değeri artırmak için hem  sizlerin hem de tüketicilerin farkındalığı yüksek olmalı.  Bu bir takım oyunu.  Şuna yürekten inanıyorum; ülkemizin ihtiyacı olan bu yapısal dönüşümü inşallah  hep birlikte başaracağız.”

31 Mart yerel seçimlerine de değinen Varank sözlerini şöyle  tamamladı:

"Şuna yürekten inanıyorum; ülkemizin ihtiyacı olan bu yapısal dönüşümü  inşallah hep birlikte başaracağız. İşte 31 Mart yerel seçimleri bu yolda son  viraj. 31 Mart sonrasında, ihtiyacımız olan yapısal reformalara  odaklanabileceğimiz, katma değerli üretimle yeni bir başarı hikayesi  yazabileceğimiz, Türkiye’nin seçimsiz geçireceği bir 4 buçuk yılı olacak. Aslında  bu manada 31 Mart sadece bir yerel seçim değil, ülkemizin üretme ve büyüme  yolculuğunda kesintisiz bir icraat döneminin başlangıcı olarak da  değerlendirilebilir. İnşallah milletimizin desteğiyle bu son virajı da sıkıntısız  atlatıp, güven ve istikrarın korunduğu, yatırımların hızlandığı bir döneme  gireceğiz. Sizlerin de seçimleri düşünürken bunu akılda tutarak hareket etmeniz  en büyük temennimiz."
 







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKOPOLİTİK Haberleri

HABER ARA
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HAVA DURUMU
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI