ÇİĞDEM AYDOĞDU

facebook-paylas
KISA KISA / HÂLETİRUHİYE (ruh hali)
Tarih: 26-03-2019 07:16:00 Güncelleme: 26-03-2019 07:16:00


TC Merkez Bankası Başkanı M. Çetinkaya haftanın ilk günü sabah saatlerinde yaptığı açıklamada “İktisadi faaliyet cephesinde dengelenmenin devam ettiğini söyleyebilirim. Para politikası duruşumuzu enflasyonu en kısa sürede tek haneye düşürmeye odaklı olarak şekillendiriyoruz.

 

Rezerv gelişmelerinin orta vadeli trendlerle takip edilmesi daha sağlıklı analizlere imkan tanır. Temel politikamız rezervlerimizi güçlü tutmak ve güçlendirmek. Geçtiğimiz yıl finansal piyasa oynaklıklarını takiben rezervlerde bir miktar gerileme gözlenmişti. Ancak, o dönemden bu yana istikrarlı bir artış trendi söz konusu. Hedefimiz, bu trendi güçlü bir şekilde devam ettirmek. Bu konuda duruşumuz net. Brüt rezervlerle ilgili dönem dönem dalgalanmalar yaşanması olağandır. Sıra dışı bir durum söz konusu değil. Rezerv gelişmelerinin orta vadeli trendlerle takip edilmesi daha sağlıklı analizlere imkan tanır" dedi.

 

Değerlendirme, hedef ve temenni ile dolu bir açıklama.

Benim de milletimiz için değerlendirme, hedef ve temennim şu şekilde;  Devleti yöneten büyüklerimiz milletin ve ekonominin hâletiruhiyesi sizin iki dudağınızın arasında. Ekonomimiz maalesef sizin politikaya alet ettiğiniz hareket ve söylemlerinize göre dans ediyor.  Reel, teorik ve istatistik veriler ve genel uygulamalar ile ülkemizin ne kadar güvenli, tutarlı, yatırım için elverişli olduğunu uygulamalı gösterin. Piyasaların da insanların da umuda ihtiyacı var.

 

Üretimin önünü ne kapatıyorsa kaldırın, küçük bütçeli yatırımcıya profesyonel yöneticiler ile çalışmaya teşvik edin, eskisi gibi cebinde 3 kuruşu olanın 30 TL’lik işe girmesinin yanlışlığını gösterin. Devletin desteklerini eşit şekilde her kesimin faydalanmasını sağlayın ve tabi ki en önemlisi tarımı sanayileştirin. Sanayii geliştirin. Tanzim kuyruklarından, banka kredi kâbuslarından, gelir gider dengesinde tutturulamayan vergi bilmecesinden kurtarın milletimizi. Su üç günlük dünyaya seçim tantanası, parti taraftarı olmak için gelmedik. Bizim daha ulvi, manevi, değerli, önemli keşfetmemiz ve yerine getirmemiz gereken sorumluluklarımız var.

 

İKİ KELAM İLE SEÇİM SÜRECİ

“Seçimden inciler” başlığıyla seçim süresince iktidar ve muhalefetin söylemlerini karşılaştırıp mizahi bir yazı yazmaya giriştim. Olay kara mizah olup sayfalarca uzayınca okumayı sevmeyen milletimin zamanını almak istemedim.  

Yerel seçim nedir? Halklar partiye göre bölünür mü?  Ülkede terör nedir? Terörist kimdir?

Bekası elden giden/gitmekte olan bir ülke durumuna ne ara geldik?  

Ülkede yerel seçim değil, genel seçim yapılıyor da bizim mi haberimiz yok?

 

Bu konuya önerim;  Yerel seçimlere hiçbir şekilde parti liderleri karıştırılmasın. İllerde seçime girecek adaylar parti merkezince belirlenip desteklesinler.  Partiler merkezde kalsın.

Bu belediye başkan adayları seçim boyunca seçmenlerine kendi kendilerini anlatsınlar. 

Neler yapmayı vadediyorlar, projeleri nelerdir? 

Seçimler; O ilin-ilçenin geleceği için bir vizyon yarışı olsun.

Rüştünü ispatlayan,  güvenirliğini kanıtlayıp projelerine inandıran kazansın. 

Yerel seçimin tüm ülkenin işleyişini bu kadar kilitlemesine izin verilmesin.

2018 31 Aralık öncesi her şey 2019 31 Mart seçimine endekslendi. Güzel ülkemde çalışmamak için bahane çok.

Mart ayında seçim biter,

Mayısta Ramazan ayı başlar,

Haziran bayram tatili,

Temmuz yaz tatili,

Ağustos Kurban Bayramı tatili

Eylül okullar açılacak… Al sana geldi Ekim 2019…

Ekim – Kasım- Aralık… 3 ay çalışmak ile daha çok kriz yaşarız. Ekonomi istikrarlı çalışma, işin devamlılığı, iyi yönetim ve en temelinde üretim ile güçlenir.  

Çalışalım ve daha çok üretelim.

 

GİZEMLİ HAYIRSEVER

İstanbul’un çeşitli semtlerinde gecekondu mahallelerinde ortaya çıktı.

Siyah giyinmiş adamlar geceleri önceden tespit edilen evlere içinde para olan zarflar bırakıyorlar.

 

Kapılarında içinde para olan zarfları bulan mahalleli şaşkın, mutlu ve meraklı. Kapı aralığı boş kalanlar ise “olsun komşumuza bırakmış, demek ki onun daha çok ihtiyacı var” diyebiliyorlar.

 

Bu hayırseverin yardımları İstanbul’la sınırlı kalmadı. Son olarak Suriye’de görüldü.

İlginç, tuhaf ve enteresan ve güzel…

 

Yardımın gizli olanı makbuldür.

 

İnsanoğlu meraklıdır. Gizem ilgi çeker.  Kimdir bu gizli hayırsever? Neden gizlidir? Bu paralar nereden geliyor? Acaba nasıl kazanıyor? Bu bölümü hayrı dağıtan ile Tanrı arasında bırakarak “Üzümünü ye bağını sorma”  diyerek konuya değinmiş olduk.  

 

KISKANÇLIĞIN DOZUNU AYARLAYAMAYANLARA

Bu sözüm Pınar Altuğ’u acımasızca eleştiren kendini bilmez takipçilerine. Bugüne kadar çoluğu çocuğu yaşını geçtim, torunu yaşında kız çocukları ile evlenen binlerce erkek varken ve bunlardan hiç söz edilmezken, kendinden 5 yaş 10 yaş küçük bir erkekle evlenen kadınlar niye linç edilir. Bu kadar değer yargınız ve boş zamanınız varsa buyurun “çocuk gelinler” için emek harcayın. İki kelam edin…

 

İnsanlar mutluysa, birilerine zararı yoksa kimseye laf düşmez. Kadın gayet güzel, çalışkan, sırtını kocasına ya da birine dayamamış, gayet başarılı ve örnek bir anne. Beğenmiyorsan, değer yargılarına ters ise takip etme. Sana ne! Pınar Altuğ’u da takdir ediyorum ve “Evli, mutlu çocuklu” ömür boyu devamını diliyorum. 

 

cgdmaydogdu@gmail.com

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
YUKARI